Bugün okuyabileceğin Yas ve İyileşme olumlamaları
Aşağıda bu kategorideki 70 olumlamadan 30 tanesi var; 1.050 olumlamalık tam kitaplık uygulamada seni bekliyor.
- Bugün iyi hissetmek zorunda değilim.
- Kaybettiğim şeyi özlemeye hakkım var.
- Yasımı kimseye açıklamama gerek yok.
- Bu acıyı nazikçe taşıyorum.
- Ağlamama izin veriyorum kendime.
- Yasın doğru bir yolu yok.
- Özlemek de sevmenin bir yolu.
- Kendime bugün zaman tanıyorum.
- Bu acı, ne kadar sevdiğimin kanıtı.
- Dağılmama bugün izin var.
- Kaybım gerçek, hissedilmeyi hak ediyor.
- Güçlü görünmek zorunda değilim şimdi.
- Yasımın bir takvimi yok.
- Sevdiğim için yas tutuyorum.
- Bugün burada olmam yeterli.
- İçimdeki bu boşluk, sevginin izi.
- Kendi hızımda iyileşiyorum.
- Hislerimi bastırmama gerek yok.
- Kendime bu süreçte şefkatle yaklaşıyorum.
- Gözyaşlarım, sevgimin başka bir dili.
- Yasımı kendi biçimimde yaşıyorum.
- Ağır hissediyorum bugün, ve bu normal.
- Kimse yasımın hızına karar veremez.
- Sevdiğim şey, içimde yaşamaya devam ediyor.
- Bu acıyla nazikçe ilerliyorum.
- Bu hüzün, kalbimin hâlâ açık olduğunun kanıtı.
- Bu süreçte kendime, zor bir günden geçen bir arkadaşıma davranır gibi davranıyorum.
- Yasımın belli bir süresi yok, ve bunu kimse benim yerime belirleyemez.
- Bu özlem, sevginin hâlâ sürdüğünün kanıtı; kaybolmuyor, sadece şekil değiştiriyor.
- Bugün ağlamak, dünden daha güçsüz olduğum anlamına gelmiyor.
Her gün yepyeni bir olumlama
Daily Affirm her sabah bunlardan birini ana ekranına koyar; iPhone ve Android’de küçük, orta ya da büyük widget olarak. Ücretsiz, hesapsız, tamamen çevrimdışı.
Olumlamalar nazik bir destek sunar; terapi değildir ve profesyonel bakımın yerini tutmaz.
Yas şu anda taşıyabileceğinden ağırsa — yemek yiyemiyorsan, uyuyamıyorsan ya da seni korkutan düşüncelerin varsa — lütfen bir cümleye değil, bir insana uzan: ülkende ücretsiz, gizli bir yardım hattı bul. Bu sayfaların ne olduğu ve ne olmadığı hakkında daha fazlası: Daily Affirm hakkında.
Aşağıdaki okuma notları, atıf verdikleri araştırmalara doğrudan dayanır. Bunları klinisyen değil, uygulamanın geliştiricisi yazmıştır ve tıbbi olarak incelenmemiştir.
Yas olumlamaları dürüstçe ne yapabilir?
Birini kaybettikten sonra biri sana “her şey bir sebeple olur” dediğinde neden içinin sıkıştığını zaten biliyorsun. Bu kategori o cümleyi kurmuyor, ne birinci ağızdan ne başka türlü. Burada bir kapanış vaadi, gizli bir anlam ya da acının ne zaman hafifleyeceğine dair bir takvim yok. Bir cümlenin elinden gelen çok daha küçük ve çok daha dürüst bir şey: şu an hissettiğinin gerçek olduğunu söylemek, böylece onu tek başına ve sessizce taşımak zorunda kalmıyorsun. Kaybım gerçek, kimseye kanıtlamam gerekmiyor — kendime bile.
Yasın sırayla geçilen aşamalardan oluştuğu fikrini muhtemelen bir yerde duymuşsundur: önce inkâr, sonra öfke, pazarlık, çöküntü, en sonunda kabullenme. Bu model okullarda hâlâ anlatılıyor ama kaybı inceleyen araştırmacıların çoğu artık ona pek itibar etmiyor. Bir kontrol listesi olsun diye tasarlanmadı zaten, iyi ki de olmadı, çünkü yas öyle bir listeye hiç uymuyor. Kimi insan bu aşamaların üçünü bir öğleden sonrada yaşayıp bitiriyor. Kimi ise hiçbirini yaşamıyor, yıllarca süren ve hiçbir zaman düzgün bir sonuca varmayan bir sızıyı taşıyor içinde. Yasım düz bir çizgide ilerlemiyor, artık ondan bunu beklemiyorum. gerçeğe çok daha yakın.
Bu satırlar terapi yerine geçmez, öyle bir iddiaları hiç olmadı. Kaybın ağırlığı tek başına kaldırabileceğinden fazlaysa — bu üçüncü günde de geçerli olabilir üçüncü yılda da, utanılacak bir yanı yok — bir yas danışmanı, bir destek grubu ya da geçmişini bilen bir doktor sana hiçbir ekranın veremeyeceği şeyi verir: gerektiği kadar uzun süre yanında duran, aynı odada bir insan. Bu kategori o desteğin yerine değil, yanına oturmak için var.
Kaynaklar: Stroebe & Schut, The dual process model of coping with bereavement: rationale and description (Death Studies, 1999) · Bonanno, Loss, trauma, and human resilience: have we underestimated the human capacity to thrive after extremely aversive events? (American Psychologist, 2004).
Bir şey beklemeden bu satırları nasıl okumalı
Bir satırı, seninle sessizce oturan ama doğru şeyi bulmaya çalışmayan bir arkadaş gibi düşün. Bazı cümleler içine işler, bazıları hiç dokunmaz — bu, yası yanlış yaşadığın anlamına gelmez, sadece o gün o cümlenin sırası değildir demektir. Sonrakine geç. Bugün okuduğun her satırı doğru bulmak zorunda değilsin.
Burada bir program yok, mesele de zaten bu. Yas mesai saatine uymaz, yıldönümlerine bile her zaman aynı ağırlıkla gelmez. Herkesin hazırlıklı olduğu günde sessiz kalıp kimsenin beklemediği sıradan bir salı öğleden sonrasında birden yükselebilir. O yüzden bir satıra rutine göre değil, sızı yükseldiğinde uzan. Widget'ı kullanıyorsan bu bazen önceden planladığın bir an değil, sıradan bir perşembe saat ikide ana ekrana atacağın rastgele bir bakış olabilir.
Kimi insan tek bir satırı aylarca yanında taşır — bir kartta, cüzdanda, zor sabahlarda tekrar tekrar okunan bir cümle olarak, çünkü yasın kendi takvimi vardır ve bir sözün doğru kalması için yeni olmasına gerek yoktur. Kimi insansa her gün başka bir satır ister. İkisi de doğru. Buna nasıl tutunacağının tek bir doğrusu yok.
Yasın seni yakaladığı anlar
Yıldönümü, doğum günü, bayram, bir zamanlar başka bir şey ifade eden bir tarihin ilk hâli — bunlar zaten zor olacağını bildiğin günler. Bunu önceden bilmek hazırlanmayı biraz kolaylaştırır ama günü atlatmayı hiç kolaylaştırmaz.
Asıl vurucu olan, kimsenin artık hâl hatır sormadığı, aylar sonraki sıradan bir salı. Bir koku, bir şarkı, bir an her şeyi eski şiddetiyle geri getiriyor. Yas takvime uymaz, yanına aldığın destek de uymak zorunda değil.
Birinin “en azından” diye başlayan bir cümle kurduğu an da var — en azından acı çekmiyor artık, en azından vedalaşabildin. O cümle yardım etmeye çalışır ve yine de içini susturur. Bu kategori öyle bir cümle kurmaz. Yasın yanlış bir biçimi yoktur.
Ve bir de etrafındakilerin artık atlatmış olman gerektiğini düşünmeye başladığı gün var, o gün ne zaman gelirse gelsin. Genelde bu, yasın kendisinin çekilmeye razı olduğu gün değildir, olması da gerekmez. Sen burada kalabilirsin, tam gerekli olduğun kadar.